TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye'nin sözü her alanda en güçlü noktaya çıkarılmalı
Vefa İlim Yayma Mezunları Derneği tarafından düzenlenen 20'nci Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin yurt dışındaki itibarının arttığını belirterek, 'Türkiye Yüzyılı hedefiyle cumhuriyetimizin ikinci asrını güçlü bir Türkiye'nin yüzyılına çevirmek mecburiyetindeyiz' dedi. Programda ayrıca yeni Vefa Yurdu'nun temel atma töreni gerçekleştirildi.
VEFA İlim Yayma Mezunları Derneği tarafından düzenlenen 20'nci Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Türkiye'nin yurt dışındaki itibarı, sözünün kıymeti ve Türkiye'nin yerinin gücü herkes tarafından görülüyor, tespit ediliyor ve ona göre hareket ediliyor. Şimdi bize düşen her alanda Türkiye'nin sözünü en güçlü noktaya çıkarabilmek. Türkiye Yüzyılı olarak hedeflediğimiz cumhuriyetimizin ikinci asrını, gerçekten sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılına çevirmek mecburiyetimiz vardır" dedi.
Vefa İlim Yayma Mezunları Derneği tarafından düzenlenen 20'nci Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Fatih Vefa Lisesi'nde gerçekleştirildi. Programa Kurtulmuş'un yanı sıra İlim Yayma Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 29'uncu Meclis Başkanı Mustafa Şentop, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, Vefader Başkanı Mustafa Bolati İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, yurt mezunları, davetliler katıldı. Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, müzik dinletisi ile devam etti. Protokol konuşmalarının ardından Yeni Vefa Yurdu'nun temel atma töreni gerçekleştirildi. Programda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş tarafından edilen duanın ardından gerçekleştirilen kurban kesimiyle yeni yurdun inşası için ilk adım atıldı.
'TÜRKİYE'NİN YERİNİN GÜCÜ HERKES TARAFINDAN GÖRÜLÜYOR'
Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Esasında İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı, Türkiye'nin sivil toplum hareketleri bakımından incelendiğinde büyük bir başarı öyküsüdür. İlim Yayma Vakfı ve Cemiyeti gerçekten bir büyük başarı öyküsüdür. Az evvel dile getirilen Nuri Paşa konağında birkaç tane idealist hoca, birkaç tane ne olduğu, ne olacağını bilmeyen emin olmayan genç vatan evladının bir araya gelerek, başlamış olduğu bu eğitim çalışmaları, bugün İlim Yayma ödülleri vasıtasıyla akademik alanda da fevkalade üst bir yerde konumlanmaktadır. Bu bakımdan yokluklardan kimsenin olmadığı, kimsenin yüzüne bakmadığı, kimsenin bir gelecek tayin etmediği ve ümit etmediği bir camianın bugün geldiği yerin fevkalade önemli ve başarılı olduğunu ifade etmek isterim. Şimdi, gelinen yer asla küçümsenecek bir yer değildir. Asla tamam çok şey başardık diyerek bir kenarda durup beklenilecek bir yer hiç değildir. Bundan sonra hedeflerimizi daha yukarılara çıkararak, aynen Türkiye'nin hedeflerinin yükselmesi gibi İlim Yayma camiasının hedeflerimizi yükseltmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin sözü, artık sadece Türkiye'nin içerisinde değil; dünyanın her yerinde en güçlü şekilde söylenilmelidir, söylenilmektedir. Gittiğimiz bütün uluslararası temaslarda şunu görüyoruz. Ay ay, gün gün, sene sene Türkiye'nin yurt dışındaki itibarı, sözünün kıymeti ve Türkiye'nin yerinin gücü herkes tarafından görülüyor, tespit ediliyor ve ona göre hareket ediliyor. Şimdi bize düşen her alanda Türkiye'nin sözünü en güçlü noktaya çıkarabilmek. Türkiye Yüzyılı olarak hedeflediğimiz cumhuriyetimizin ikinci asrını, gerçekten sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılına çevirmek mecburiyetimiz vardır.Duracak vaktiniz, düşüneceğiniz, duraksayacağınız vaktiniz yoktur. Sadece durmayı ve düşünmeyi, gelecek planlarımızı revize etmek ve daha güçlü hale getirmek için gerçekleştirmek durumundayız" dedi.
'EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ, VAKIF İNSANLAR ÜZERİNDEN BUGÜNE KADAR GELMİŞ OLMAMIZDIR'
Kurtulmuş, "İlim Yayma Cemiyetini ve Vakfını buraya kadar getiren esas unsur ne para varlığının çok olmasıdır, ne adamlarının çok olmasıdır, geçmiş dönemleri bakarsanız düşünürseniz ne de iktidarın kendilerinin yanında arkasında olmasıdır. Birkaç seferde ifade etmiştim rahmetli babam çok sık anlatırdı, hayatımızın önemli hatıralarından birisi olmuştu. Darbeden hemen sonra, 1960 ihtilalinden sonra İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Refik Tulga ile beraber, Cemal Gürsel Paşa'nın İstanbul İmam Hatip Lisesi'nde şimdi Fatih'teki Recep Tayyip Erdoğan İmam Hatip Lisesi. O İmam Hatip lisesine gelip nasıl imam hatipleri nasıl imam hatipteki hocalar dahil herkese yüksek perdeden hakaret söyleyerek o dönem imam hatiplerin önünü kesmek istediklerini gayet iyi hatırlıyorum. O dönem o salonda bulunan başta o zamanda bulunan başta Vehbi Bilimer amca olmak üzere ilim yayma cemiyeti yöneticilerinin yürekli çıkışı ile birlikte bu niyetlerinden vazgeçtiler ve İmam Hatip okulları yoluna devam etti. Bugün gelinen noktada hiç şüphesiz bizim en büyük gücümüz, vakıf insanlar üzerinden bugüne kadar gelmiş olmamızdır. Kendisini hayra, kendisini memlekete, kendisini ilimle irfana adamış olan, az sayıda varidat bakımından da çok fazla varlıklı olmayan az sayıda insanın varlığıyla yola çıkan bu hareket, vakıf insanlar üzerinden bugüne kadar gelmiştir. Çok şükür, zaman zaman kendi içimizde konuştuğumuz, 'Nerede o eski günler? Nerede eski samimiyetler?' dediğimiz artışmaların da aslında yersiz olduğunu ifade etmek isterim. Bugün de aramızda nice vakıf insanlar vardır, bundan sonra da nice vakıf insanlar olmaya devam edecektir. Çünkü bizim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin mayası vakfetmektir. Fikrini vakfetmek, ilmini vakfetmek, mesaisini vakfetmek, varidatını vakfetmektir. Bu anlamda bir mektep yurt olmanın ötesinde bir mektep olan İlim Yayma Vakfı'nın bundan sonrada mektep olma özelliğini bu yurdunda ve yüksek lisans doktora yurdunda devam ettireceğini biliyorum, inanıyorum" diye konuştu.
'YENİ DÖNEMİN ADIMLARI GÜZEL MÜJDELERİ VAR'
İlim Yayma Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Yeni dönemin adımları güzel müjdeleri var. Yurdumuzun temeli atıldı, kurban kesildi. Hızlı bir şekilde yurdumuzun inşaatını tamamlayacağız. Kapasitesi 280 civarında, güzel bir konferans salonu olan daha güzel bir yurdumuz olacak. Lisans öğrencisinin yanında yüksek lisans, doktora öğrencilerimizden evli olanlar için 8 tane dairemiz olacak. Çok yeni bir katkı olacak. Bundan sonraki dönemde de evli yüksek lisans doktora öğrencileri için bu konaklama imkanlarını artırmaya eyliyoruz. Öbür taraftan İstanbul İmam Hatip Okulu'nun ilk açıldığı 1951'deki Nuru Osmaniye Konağı adıyla bilinen konağın da yapılmasında aynı yerde söz konusu olacak. Burada da İstanbul'daki imam hatiplerin yolculuğa başladığı ilk merkezde hem imam hatipler hem ilim yaymanın müzesi olacak. Bununla ilgili de çalışmalarımız sürüyor. Bu müzeyle ilgili katkılarınızı bekliyoruz. Hatıralar, fotoğraflar, eşyalar, bu müzede yer almasını dilediğiniz sözlü tarihi aktarımları ne varsa bununla ilgili katkılarınızı da ayrıca istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'HEDEFİMİZ BİN MEZUNUMUZDAN KATKI ALMAK'
Erdoğan, "Bunun yanında bir de mahalle kütüphanesi yapıyoruz. Mahalle kütüphanemizde de Vefa Lisesi gibi bölgedeki diğer liselerle bizim Türkiye'nin yüzde birlik diliminden gelen en başarılı öğrencilerimizin beraber ders çalışabilecekleri bir kütüphane merkezimizin de bu güzel mahalleye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bütün bunlar 1951'de çıkılan bu ilim yayma misyonunun tamamlanmanın adımları, daha ilerilere götürmenin adımları. Bu 75 yıllık çınar bugün Türkiye'nin en büyük akademik ödüllerini, ilim yayma ödüllerini veriyor. Biz yükseklisans doktora misafirhanesini yıkıp şimdiki yurdu yaparken, mezunlarımıza rica ettik ve 300 mezunumuz, aşağı yukarı katkılarıyla yurt inşaatının takriben beşte biri ile dörtte biri arasında, yüzde 20'ye yakın bir katkı sağladı. Şimdi bu yurdumuzun yapımında yine aynı yönteme başlayacağız. Hedefimiz bin mezunumuzdan katkı almak. İrili ufaklı ve istiyoruz ki, mesela bir odaya 500 bin lira tayin edildi, 5 mezunumuz bir araya gelip bir odanın kapısında isimlerini yaşatabiliriz. Bin bağışçıya ulaştığımız zaman bu yurdun en az üçte birini mezunlarımız yaptığı katkı sağladı diyebilmek istiyoruz, orada da hedefimiz takriben 100 milyon lira oluyor. Odalarda ve yahut da salonlarda ismini yaşatamadığımız daha küçük bağışçılarımızı da bir duvarda bütün isimleri de yaşatmayı hedefliyoruz. Bugün en büyük maksatlarımızdan bir tanesi, mezunlarımızın bu kampanyadan haberdar olmasını sağlamak, önümüzdeki bir yıl boyunca desteklerini almak. Bin mezun, bizim aşağı yukarı şu anda Vefader'in edeni canlı olarak irtibatlı olduğu 6 binden fazla mezunumuz var. Böyle düşündüğümüz zaman bin mezun hedefinin çok iddialı olduğunu düşünmüyorum ama o bereketi inanıyoruz, o bereketi istiyoruz. O bereketi yeni yurdumuzun inşaatında da yaşatmak istiyoruz. Gerçekten bu işler bugün çok fazla reklamı olan işler değil ama bu işler Türkiye yüzyılı hedefleri için, 21'inci yüzyıla damgasını vuracak bir Türkiye için, Türk dünyasının ve ümmetin liderliğini, öncülüğünü yapacak bir Türkiye için, dünyada sürüp giden birçok zulümlerin bitmesini sağlayacak Türkiye için atılmış köklü, temelli, devamlı, sürdürülebilir adımlardı" dedi.
'BAĞIŞLARINIZLA EN KISA ZAMANDA YURDUMUZU AYAĞA KALDIRACAĞIZ'
Vefader Başkanı Mustafa Bolat, "Bugün sevinçliyiz. Çünkü hepimizin çok güzel hatıralarını barındıran İlim Yayma Yurdumuzun temel atma törenini gerçekleştiriyoruz. Ancak bizim de Vefader olarak, yurdumuzun yapım sürecinde üzerimize düşen fazlasıyla bir yük var. Master Yüksek Lisans yurdunda olduğu gibi İlim Yayma Vakfımızın yurdunu da daha fazlasıyla yapmak için büyük bir çaba göstereceğiz. Bağışlarınızla en kısa zamanda yurdumuzu ayağa kaldıracağız. Bağışlarla ilgili süreçleri arka taraftaki bilgilendirme masamızda kardeşlerimiz sizlere haber verecekler" ifadelerini kullandı.