Eskişehir'de Filistin Vicdan Buluşması: Allah nurunu tamamlayacaktır
"Filistin Vicdan Buluşması", Eskişehir'de siyaset, akademi, medya ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda Gazze’de yaşanan insanlık dramı, ümmet bilinci, uluslararası sessizlik ve boykotun etkisi ele alındı.
Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) ile AK Parti Gençlik Kolları iş birliğinde düzenlenen “Filistin Vicdan Buluşması”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı kesimlerinden siyasetçileri, akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren program, Filistin konusunda son dönemde Anadolu’da gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak dikkat çekti.
Programa TBMM İdari Amiri Hasan Turan, HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Lübnan Komisyon Başkanı Milletvekili Mehmet Sait Yaz, Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, oyuncu Burak Haktanır, gazeteci-yazar Özlem Doğan, Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zahir Elbek, Boykot Dedektifi yöneticisi Erdem Özveren ve gazeteci Ayçin Kantoğlu katıldı. Programın moderatörlüğünü Özlem Doğan üstlendi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda salonu dolduran yüzlerce katılımcı, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken konuşmaları uzun süre alkışladı. Panel boyunca Gazze’deki insan hakları ihlalleri, uluslararası kuruluşların sessizliği, ümmet bilinci, boykotun etkisi ve Filistin halkının geleceği gibi başlıklar ele alındı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren YUDER Başkanı Sadık Çetinkaya, yalnızca Filistin’de değil, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde zulüm yaşandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün yalnızca Filistin’de değil, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde gözyaşı ve zulüm vardır. Sudan’da, Suriye’de, Doğu Türkistan’da, Lübnan’da ve daha pek çok yerde masum insanlar büyük acılar yaşamaktadır. Bizlere düşen görev, millet, mezhep ve coğrafya ayrımı yapmadan mazlumun yanında durmak, adaleti, merhameti ve insan onurunu savunmaktır.”
Çetinkaya ayrıca ümmetin yaşadığı sessizlik ve dağınıklığa dikkat çekerek, özellikle bilinçli gençliğin birlik ruhunu yeniden ayağa kaldıracağına inandıklarını ifade etti.
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Cihan Birsen ise konuşmasında gençliğin Filistin meselesindeki sorumluluğuna vurgu yaparak “Mazlumların yanında olmaya, Filistin’in haklı davasını her platformda savunmaya ve Türkiye’den adalet çağrısını yükseltmeye devam edeceğiz.” dedi.
Programda konuşan Prof. Dr. Kamil Çolak ise üniversitelerin Filistin konusunda sessiz kalmasının mümkün olmadığını belirterek, akademinin ve gençliğin insanlık vicdanını temsil etmek zorunda olduğunu söyledi. Çolak “Üniversiteler sadece bilim üreten kurumlar değildir, aynı zamanda vicdanın ve insanlığın da sesidir. Filistin’de yaşananlara karşı sessiz kalmak mümkün değildir. Herkes gücünün yettiğince bu davaya sahip çıkmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Selamlama konuşmalarında söz alan Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu da “Sessiz kalmak bazen tarafsızlık değil, zulmün yanında durmaktır. Bu yüzden konuşacağız, anlatacağız ve bu yaşananları unutturmayacağız. Çünkü bir gün tarih insanların ne kadar güçlü olduğuna değil kimin insan kalabildiğine bakacaktır.” dedi.
Panel bölümünde Hasan Turan, Türkiye’nin Gazze sürecindeki diplomatik ve insani tutumunu değerlendirirken; Mehmet Sait Yaz savaş bölgelerinde çiğnenen insan hakları ve uluslararası örgütlerin sessizliğine dikkat çekti. Faruk Dinç ise ümmet bilincinin yeniden güçlenmesi gerektiğini ifade ederek, devletlerden bağımsız olarak toplumların da Filistin için sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç
"Birbirimizle uğraşarak siyonizme imkan sağladık"
Filistin için umutsuz olmadığını tam aksine umutla dolu olduğunu belirten HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, şunları söyledi:
"Bugün Filistin için bir taş üstüne taş koyan, etkinlik yapan, miting yapan, yürüyüşler yapan tüm kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum. Ancak özgür ruhlular Kudüs davasına sahip çıkabilir. Ancak özgür ruhlular Filistin için Gazze için bir araya gelebilir, bunu küçümsemememiz lazım. Bu çok kıymetli ve önemlidir. Eksikliklerimiz mutlaka vardır. Aslında şimdi değil Kerbela'da da Hazreti Hüseyin'i yalnız bıraktık. Ama ondan ders çıkaramadık. Yine Endülüs'ten ders çıkaramadık. Biliyorsunuz Endülüs Devleti 800 yıl İslam devletiydi. İslam ahkamıyla yönetilen devletti ancak o zaman da maalesef Müslümanların kendi arasında oluşturdukları o tefrika ve birbirine düşmeler o devleti yok etti. Orada İspanyol Engizisyonu nice masum insanları katletti. Aslında bizim bu hastalıklarımızın farkına varmamız gerekiyor. Biz bunları anlamadığımız müddetçe bunlar devam edecek. İşte bu salonlar bir yönüyle bilinçlenme salonlarıdır. Bunlar çok önemli, çok kıymetlidir."
"Allah nurunu tamamlayacaktır"
"Geçmişten günümüze kadar birbirimizle uğraşarak siyonizme imkan sağladık." diyen Dinç "Bugünden, bu saatten sonra ben inanıyorum, bizden sonraki gençler uyanacak, bu hastalıkları fark edecektir. Moğol istilası yapıldığı zaman Bağdat'a giden Hülâgû Han acımasız soykırımlar gerçekleştiriyor. Bağdat'a Kadı Han, Hülâgû Han'a Moğolların katliamlarının sebebini 'Biz birbirimize düştük. Birbirimizin aleyhinde konuştuk. Ne zaman birleşirsek, el ele verirsek, sırt sırta verirsek tevhitte bir olursak o zaman siz kaçacak delik arayacaksınız.' diyor. Evet bugün bizim sorunumuz bu, biz birbirimizle uğraşarak gücümüzü, enerjimizi tüketemeyiz. Birbirimize destek vermemiz lazım. Birbirimize sırt çıkmamız lazım. Birlik olmamız için cemaatimizi, tarikatımızı ve kitaplarımızı terk etmeye gerek yok. Birileri bizde böyle bir algı oluşturmuş, sanki biz bir araya gelsek ben okuduğum kitabı, takip ettiğim şeyhimi, seydamı, alimimi terk etmem lazım. Hayır biz cemaatimizi de tarikatımızı da sivil toplum kuruluşumuzu da terk etmeden el ele verebiliriz. Bu imkan var. Bunu sağlayacağımıza inanıyorum. Gazze'den öyle bir nur yükseliyor ki dünyayı aydınlatacak. Biz bunu kabul etsek de etmesek de bu gerçekleşecek. Doğudan batıya, güneyden kuzeye ve yer gök arasındaki herkes şahit olsun ki Allah nurunu tamamlayacaktır." ifadelerine yer verdi.
Dr. Zahir Elbeik, Türkiye’nin Filistin konusundaki duruşunun dünya kamuoyunda dikkatle takip edildiğini belirtirken, Filistin halkının bugün hem insani yardıma hem de güçlü bir uluslararası sese ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Boykot Dedektifi yöneticisi Erdem Özveren ise boykotun yalnızca sembolik bir tavır olmadığını, ekonomik baskının uluslararası şirketler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu anlattı. Gazeteci Ayçin Kantoğlu ise Mersin’den gerçekleştirdiği canlı yayın bağlantısıyla salona seslenerek, Gazze’ye destek amacıyla yürütülen Sumud Filosu sürecine ilişkin son durumu paylaştı. Salonda yapılan canlı bağlantı sırasında katılımcılar duygu dolu anlar yaşadı.
Oyuncu Burak Haktanır da sanat dünyasının sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, sanatın sadece eğlence değil aynı zamanda vicdanı diri tutan önemli bir güç olduğunu söyledi.
Program kapsamında YUDER Başkan Yardımcısı Hakkı Kabal tarafından, Gazze’de kurulması planlanan ve 100 çadırdan oluşacak “Gazze-Eskişehir Çadırkent” projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Projede yalnızca çadırların değil çocuk oyun alanları, eğitim sınıfları, cami, banyo ve sosyal yaşam alanlarının da yer alacağı ifade edildi. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören proje sunumu sırasında salonda duygusal anlar yaşandı.
Program sonunda tüm konuşmacılara “Filistin için bir cümleyle ne söylersiniz?” sorusu yöneltilirken, salondan uzun süre alkış yükseldi. Etkinlik sonrası YUDER tarafından alana getirilen MiniA Kudüs Tırı ziyaret edildi, Filistin tatlısı ikram edildi ve hatıra fotoğrafları çekildi.
Eskişehir’de gerçekleştirilen program; akademi, siyaset, medya, sanat ve sivil toplum dünyasını aynı çatı altında buluşturmasıyla dikkat çekerken, Filistin konusunda toplumsal farkındalığın büyütülmesi adına önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi.