Ali Özdemir _ Merkez Medya

Çölyak hastalarına 'sahte tedavi' tuzağı

Çölyak hastalığının tıpta bilinen bir ilacı ya da ameliyatı yok; tek çözüm ömür boyu sürecek glutensiz bir diyet. Ancak bu zorunluluk, hastaların çaresizliğini paraya çevirmek isteyen 'umut tacirlerini' sahneye çıkarıyor. Uzmanlar, sahte tedavilerle ortaya çıkan bu kişileri "kriminal bir vaka" olarak tanımlıyor.

09 May 2026 - 08:30 YAYINLANMA
Çölyak hastalarına 'sahte tedavi' tuzağı

Türkiye'de binlerce kişiyi etkileyen çölyak hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir hap, bir şurup ya da cerrahi bir müdahale henüz bulunmuyor. Bilimsel olarak kanıtlanmış tek bir geçerli tedavi yolu var: Ömür boyu sürecek, sıfır toleranslı bir glutensiz diyet.

Ancak bir ömrü sadece etiket okuyarak ve mutfaktaki kırıntılarla savaşarak geçirmenin getirdiği psikolojik yorgunluk, bazı hastaları farklı arayışlara itebiliyor. İşte tam bu kırılma noktasında, tıbbi hiçbir geçerliliği olmayan vaatlerle hastaların karşısına çıkan "umut tacirleri" devreye giriyor.

Trendler ve bireysel tercihler gerçeği değiştirmiyor

Son yıllarda sosyal medya etkisiyle "glutensiz beslenme" kavramının bir diyet trendine dönüşmesi, bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenterolojisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Necati Balamtekin, işin tıbbi gerçeği konusunda oldukça net. Çölyak veya buğday alerjisi olmayan bireylere tıbbi olarak glutensiz diyet önermek hekimlerin başvurduğu bir yol değil; bu tamamen bireysel bir tercih. Ancak gerçek çölyak hastaları için glutensiz beslenmek bir tercih değil, mutlak bir zorunluluk ve yegâne tedavi yöntemi.

"Umut tacirlerine fırsat verilmemeli"

Tedavinin sadece diyetten ibaret olması, bu durumu ticari bir ranta dönüştürmek isteyen istismarcılara kapı aralıyor. Doç. Dr. Balamtekin, kendilerini "alternatif tedavi uzmanı" gibi tanıtarak çölyaklılara umut dağıtanlara karşı tavrını, kurumların da sorumluluğuna dikkat çekerek şu sözlerle ortaya koyuyor: "Umut tacirleri maalesef var. Bana göre bu durum kriminal bir durum olup, devletin güvenlik güçlerinin konuyla ilgilenmeleri ve bu kişilere fırsat vermemesi gerekir." En güçlü kalkan: Eğitim ve kamu spotları

Peki hastalar bu sömürü düzeninden nasıl korunacak? Balamtekin'e göre bu karanlık döngüyü kırmanın tek yolu eğitimden geçiyor. Hastaların ve ailelerin, bilimsel gerçeklikten uzaklaşıp farklı arayışlara girmeden önce, "tek geçerli tedavinin glutensiz diyet olduğunu" çok iyi bilmesi gerekiyor.

Bu bilincin sadece hastanelerde değil, toplumun her kesiminde yerleşmesi için televizyon ekranlarında yayınlanacak kamu spotları, mücadelenin en güçlü destekçisi olarak görülüyor.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: