Merkez Platform

CHP'li Emre: Kimsenin yönetmeliği tanımama hakkı yoktur

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesini eleştirerek, kararın hukuksuz olduğunu savundu ve yarın Asli Hukuk Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıkladı.

10 Haz 2026 - 21:01 YAYINLANMA
CHP'li Emre: Kimsenin yönetmeliği tanımama hakkı yoktur

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) kararıyla 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine ilişkin, "Kimsenin Türkiye'de olmayan bir kanunu yazma, olmayan anayasa maddesi icat etme, olmayan bir tüzük maddesine göre işlem yapma, yönetmeliği tanımama gibi bir hakkı yoktur. Maalesef bugün CHP tarihi adına kara bir gündür" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Emre, CHP'li 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesi ile ilgili, "Şüphesiz ki yasalardan, yönetmeliklerden bazıları bizi memnun etmeyebilir. Mahkeme kararlarından da bizi memnun etmeyenler olabilir, itiraz ederiz, protesto edebiliriz. Ancak kimsenin Türkiye'de olmayan bir kanunu yazma, olmayan anayasa maddesi icat etme, olmayan bir tüzük maddesine göre işlem yapma, yönetmeliği tanımama gibi bir hakkı yoktur. Maalesef bugün CHP tarihi adına kara bir gündür. Burada ifade ettik; siyasi partilerin kongrelerinin nasıl işlediğini, YSK'nın anayasaya göre tek yetkili olduğunu ve buradaki itiraz süreleri ile uygulamalardan, en temel prensip olan masumiyet karinesinden bahsettik. Eğer aynı konuda ceza ve hukuk mahkemesinde ayrı ayrı davalar var ve konusu aynıysa mutlaka hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklemesinin zorunluluğundan bahsettik. Bütün bu anlattıklarımız hukuk mevzuatında yer alıyor. Dedik ki, 'Butlan kararı hukuksuzdur' Butlan karşısında partimizin mevcut tüzüğünü tedbiren uzaklaştırma kararı yoktur. Yani en son değişiklikle birlikte tüzük yürürlüktedir, bunun aksini iddia eden hukukçu da yoktur. Bu yüzden bir defa belirlenen MYK üyelerinin göreve başlaması için Parti Meclisi'nin salt çoğunluğunun onayına tabiidir, başka türlü işlem yapamazlar. Onlar ise, 'Eski tüzükte bu madde yok. Butlan kararı verildi, biz tüzüğe uymuyoruz, eski tüzükte yer alan maddeye sığınıyoruz' dediler" ifadelerini kullandı.

'BU KARARI VERENLER PARTİ TÜZÜĞÜNÜ ÇİĞNEDİLER'

9 milletvekilinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilme kararının mevcut tüzük ile 38'inci Olağan Kurultay öncesindeki tüzüğe de uygun olmadığını belirten Emre, mevcut CHP yönetiminin milletvekili, il başkanı, parti meclisi üyesi, belediye başkanları ve üye desteği bulunmadığını söyledi. İhraç edilmek istenen 4 milletvekilinin CHP Parti Meclisi üyesi olduğunu ve kararla Parti Meclisi'nde dengelerin değiştirilmek istendiğini kaydeden Emre, "Bu kararı verenler; ülkemizin anayasasını, kanunları, parti tüzüğünü, parti teamüllerimizi, parti kültürümüzü çiğnediler. Bu kararı verenler geçmişte yaptıkları, 'Adalet Yürüyüşünü', geçmiş davalara yaptıkları itirazları da çiğnediler. Biz, 'Adalet Yürüyüşünü' neden yaptık? O zaman cezaevinde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu için de, 'Üyeliğini askıya alıp, gitsin aklansın, gelsin' diyebilirdik. Ancak demedik çünkü vicdanlar yaralanır. O bizim yol arkadaşımızda, haksız bir şekilde tutuklanmıştı" diye konuştu.

'ASLİ HUKUK MAHKEMESİ'NE TEDBİRLİ OLARAK BAŞVURACAĞIZ'

Ayrıca hukuk yolunu işletmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Emre, şöyle devam etti:

"Bu karara karşı yarın sabah Asli Hukuk Mahkemesi'ne tedbirli olarak başvuracağız. Tüzük hükmü ve daha önceki kararlar açık, bu yüzden bunun hızlıca düzeltilmesini isteyeceğiz. Meclis Başkanlığına yazı yazacağız; tüzük ile ilgili hüküm gereğince grup başkanvekili arkadaşlarımızın görevde olduğunu kargaşaya mahal vermemek adına yazılı olarak göndereceğiz. Grup başkanvekillerimiz görevinin başındadır. Partinin birliği ve bütünlüğü açısından bir çaba varmış gibi açıklamalar yapılıyor. Bir önceki toplantıda ifade ettik; Parti Meclisi'nde çoğunluk olduğumuzu dile getirdik, toplantıya gideceğimizi söyledik. Bakın biz esasında istersek yeterli sayıda arkadaşımızın istifasıyla Parti Meclisi'ni düşürür. Parti Meclisi yeter sayının altına iner ve tüzük der ki, 'Olağanüstü kurultay yapmak zorundasın. Başka bir yolu yok.' Ancak dedik ki, yarın bu yanlıştan döndürmek için gidip derdimizi anlatalım, gerekli önergeleri verelim, hukuki haklarımızı arayalım. Biz yapıcı yerde bulunalım. Herkesin gözü önünde sarayla birlikte işbirliği içerisinde bir süreç yürüyor ama bunu partiyi bölmeden, parçalamadan toparlamanın yollarını arayalım. Kendi içimizde tartıştığımızda istifayı verir, pek ala düşürebiliriz. 'Bizim arkamızda saray var; biz ne mahkeme, hukuk, karar dinlemeyiz. İstediğimizi veren bir tane heyet bulduk, istediğimiz yaparız' Türkiye öyle bir ülke değil."

Kaynak :
haberler.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: